Tuba Unsal ~ photographer's weBlog
26May/100

kısa… kısa…

Mayıs ayı bitmeden yeni yazı yazmalıyım değil mi? Blogumu biraz boşlamak istedim. Biraz da, blog fotoğraflarıma çözüm arıyorum.....

Son günlerde, kafamı kurcalayan soru işaretlerinin başında, -tabi ki- fotoğraf geliyor. 2010'un soğuk ve fırtınalı kış ayları boyunca, incelediğim ve takip ettiğim fotoğraf ve fotoğrafçıların ardından, yapmak istediğim tür fotoğrafları keşfettim.

Tuba_YıldızP_Masa_lg.jpgYine bu sırada, kendime göre yeni atılımlar yapmayı planlarken; 2006 yılından beri bana fotoğraf konusunda çeşitli tavsiyelerde bulunan fotoğrafçı dostum, yeni ufuklara yelken açmama sebep oldu. iyi ki de oldu. şimdi yeni conceptler düşünüyorum. Modeller arıyorum. Bu arada, bebek fotoğraflarına devam... Bu ay iki tane daha yeni bebeğimiz oldu. Bu sayfada paylaşamadım. Biraz blog yazmaya ara vermek, Kendimi dinlemek ve sakinleşmek istedim. Gerçekten insan kalbini dost olduğunu düşündüğü kişilere açtığı zaman, paylaştığı zaman; bir gün tüm bu dostlukların sahte olabileceği ihtimalini düşünmüyor. Ya da düşünmek istemiyor. Kafamı kurcalayan şu anda bu. Kendimi sorguluyorum. Kendime kızıyorum. Ve tüm parçaları birleştiriyorum. Karşıma çıkan korkunç gerçeği, göremediğime de, şaşırıyorum. Gerçekten dostluk var mı? Bu soru, kafamı aylardır kemiriyor!!!

Mümkünse uzun bir süre kendimi, kalbimi kız arkadaşlara kapamayı planlıyorum. Özellikle de, benim gibi fotoğraf çekenlere!! (zaten o kişi kendini çok iyi biliyor. Alınmanıza gerek yok) Kazıkları çok feci oluyor. En azından ben çok sarsıldım. Sizlere de tavsiyem, gerçekten inanmadığınız/tanımadığınız birine, kalbinizi, tüm iyiliklerinizi, yapmak istediklerinizi açmayın. Ben hala şaşkınlık içindeyim. (yeni yazı, çok yakında!)

Ayrıca bilinmeyen bir sebepten dolayı(!) web sayfamın fotoğraf galerisi bozuldu/çöktü ve tüm fotoğraflar silindi. Tekrar yeni albümler oluşturdum. Galiba çok yakında, web sayfamın görünümü ile ilgili acil çözümler bulmam gerekecek...!

Bu ayın başında sevgili arkadaşım, Davut Topcan tekrar ameliyat oldu. Günlerce haber alamadım. Bu ayın sonunda, artık İstanbul'dan taşınıyor. Tüm gelişmeleri, yine kendi adını taşıyan blog'unda, tüm hislerini paylaşıyor. Kanser hakkında bilgi almak için bile olsa, takip edilebilecek bir yer.

Geçtiğimiz Pazar günü, güzel bir gün geçirdiğim arkadaşım Büşra'ya da, teşekkür ederim. Güzel fotoğraflar çektik.

Busra.jpg

Eve döndüğümde, bir şaşkınlık, kızgınlık, mağduriyet yaşadım. Aslında biraz da, komik bir kızgınlık. 2007 yılında Muammer Yanmaz'ın ileri fotoğrafçılık atölyesi, portre dersi sırasında çektiği fotoğrafım, (aslında fotograf makinemi unuttuğum için, bir ceza olarak dersin modeli olmuştum!!) Bir şip-şak fotoğrafçının ana sayfasını süslüyor!!!!! Bu arada, bu fotoğrafçı kendi fotoğrafıymış gibi göstermiş.

Dijital çağın sorunlarından biri bu işte. Fotoğraflarımızı, istediğimiz her yere ekleyebiliyoruz. Ama fikir ve sanat eseri suçlusu ve hırsızları etrafımızda sinsice dolaşıyor. Internete gizlenerek, emeğimizi çalmak için bekliyorlar. Fotoğraflarımız çalınarak, web sayfaları hazırlanabilir, bizim haberimiz olmadan satılabilir. Bu nedenle, Fikir ve Sanat Eserleri Kanuna dikkat etmemiz gerekiyor. Model sözleşmesinin de öneminin gerekliliği ortaya çıkıyor.

Usta fotoğrafçı Muammer Yanmaz'a da sevgilerimle...

4May/100

Çağla

Pazar günü, Bostancı'da yaptığımız kahvaltı damağımda kaldı. Elbette öğlen 14:00'e kadar sürekli yemek yemenin yanında, lezzetli sohbet, uzun aradan sonra bir araya gelmenin keyfi ve bir sürü birikmiş sohbetin ardından en sevdiğim şeyi yaptık....!

feetit_cagla_sz.jpg

21Nis/100

Punk Rock, Dotmarsta

PunkRock_Sahne_Secme-copy_sz.jpg

Simon Stephens’ın çarpıcı oyunu, Punk Rock, 22 Nisan’da Dot'da başlıyor.

Punk Rock, gençlerin hayatlarındaki boşluğu, aile, kariyer ve kendi aralarındaki hiyerarşik durumu kavramlarıyla; yaşadıkları sıkıntıları anlatan, çarpıcı bir oyun. İngiltere’de, zengin çocuklarının gittiği bir özel okulda geçen hikâye, bu kez gençlerin şiddet dolu dünyasına giriyor. Ve dünyamızın şiddeti nasıl normalleştirdiğini ve gençlerin bu normalleştirme içinde, şiddetle yaşadığı ilişkiyi, konu alıyor. Hepimizin temel güdülerinde varlığını koruyan şiddet, korku ve öfke okulda patlak vererek, onların hayatında bir çatışmaya dönüşüyor.

PUNK ROCK
Yazan : Simon Stephens
Yöneten :
Rıza Kocaoğlu
Çeviren:
Pınar Töre

Oyuncular: Hakan Kurtaş, Tuğçe Altuğ, Gonca Vuslateri,
Kaan Turgut, Emre Yetim, Gözde Kocaoğlu, Mehmetcan Mincinozlu

Gitar: Uygur Yiğit
Basgitar:
Murat Yılmaz
Davul:
Mehmetcan Mincinoğlu

ilk gösterim: 22 Nisan 2010, Perşembe / 21:00

Fotoğraflar, Rıza Kocaoğlu yönetmenliğinde çekilmiştir.


14Nis/100

Hoşgeldin Selin Bebek

Selin Bebek, hayata Hoşgeldin...

Mutlulukla, sağlıkla ve sevgiyle büyü!  Sevgili, Firüze ve İbrahim Görgülü tebrikler, güler yüzünüz ve cana yakınlığınız için de, teşekkür ederim. Sn. Dr. Baha Celal Doğan Acıbadem Hastanesi, Kadıköy Bebek katı ve tüm ameliyathane çalışanları, yardımlarınız için teşekkür ederim.

Selin Bebek Koç Burcu, Yükselen Burcu İkizler.


2Nis/100

Minimui, Röportaj

Geçtiğimiz aylarda, doğum fotoğrafçılığı üzerine, Minimui Dijital Anne&Bebek dergisinin editörü, Esra Madran ile, keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Röportajım, Nisan 2010 sayısında yayınlanmıştır.

Bana destek olan, tüm annelere, tüm gerçek dostlarıma ve aileme, teşekkür ederim.

minimui_nisan_kapak_sz.jpg

28Mar/100

SIMON STEPHENS

British Council'in proje ortaklığıyla, İngiliz oyun yazarları Dot'ta konuşuyor panelinin dördüncüsü, dotMARSta, Maçka-Gmall'da, gerçekleştirildi. Klasik ingiliz aksanı ile, çok renkli bir sohbet gerçekleştiren Simon Stephens, izleyicilerden gelen soruları da, yanıtladı. Pınar Töre'nin yönettiği panel sırasında, rahat tavırlarıyla, tüm izleyenlerin kalbini fetheden yazar, yazdığı oyunları hakkında, çarpıcı bilgiler ve anektotlar aktardı.

Simon Stephens, İngiltere'nin en dikkat çeken, oyun yazarlarından biridir. 1971 yılında Stockport, Cheshire'da doğan oyun yazarı, University of York mezunudur. ilk oyunu olan Bluebird'ü, 1998 yılında yazmıştır. Acımasız bir yazı üslubuna sahip olsa da, oyunlarındaki  iyimser, gerçekçi atmosfer, Simon Stephens'ı, diğer  in-yer-face akımı yazarlarından ayırır. 2005 yılından beri, Londra'da Royal Court Tiyatrosu'nda edebi birimde çalışmaktadır. Aynı zamanda, tiyatronun Genç Yazarlar Birliği programının liderliğini yürütmektedir. Yazar'ın ilk dönem oyunları karmaşık ve duygusal insan ilişkileri üzerineydi. Son dönem eserlerinde ise, ciddi bir politik boyut yer almaktadır.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Simon_Stephens
http://www.tiyatrom.com/2010_ustun_akmen_05.htm

http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/342731.asp

Özel daveti ve konuk severliği ile, Sn.Özlem Daltaban'a ve Sn.Murat Daltaban'a teşekkürlerimle...

Fotoğrafların devamını, DOT'un ilgili sayfalarından takip edebilirsiniz.

Panel

Simon_Stephens

21Mar/100

Rumeli Hisarı’nda bir pazar kahvaltısı

Pazar günü, baharın başlangıcı, İstanbul'da güneşli ve ılık bir haftasonu geçirmemize, sebep oldu. Pazar günü olması, tatil günü olması ve havanın kış aylarından çıktığı, ilk gün olması sebebi ile Sarıyer'e giden sahil yolunun araç trafiğinden geçilmez bir hal almasına, sebep olmuştu. Arkadaşım Davut Topcan ile, aylardan beri görüşememiştik. Bu pazar, kahvaltı bahanesi ile Rumeli Hisarı eteklerinde, denizin yer yer ılık esintisi eşliğinde, güzel bir kahvaltı geçirdik. Belki, takip edenleriniz vardır. Davut bir dans ekibi kurdu. Bir, dans gösterisine hazırlanıyorlar. İşte, bu ekip'e dahil olan dansçılar ile, güzel bir pazar günü geçirdik. Bol fotoğraf sohbetinin yapıldığı, üzücü hiç bir şeyin konuşulmadığı bir sohbet oldu. Tam bu sırada, fotoğraf sanatçısı olan arkadaşım, Mehmet Aşık ile karşılaşmak, güzel bir sürpriz oldu. Trafiğin yoğunluğu dönüşümü çok etkilesede, 14:00'de ayrıldığım Rumeli Hisarın'dan, Beşiktaş'a kadar 3,5 saat yürüdüm!! ;)
Hadi bakalım! Davut ile, sürekli ertelediğimiz, web/blog görüşmesi için, gün belirlemeye çalışıyoruz.

18Mar/100

Moda

18Mar/100

95 Yıllık Hikaye …

Çanakkale Zaferi, Türk askerinin ruh kudretini gösteren şayanı hayret ve tebrik bir misaldir.

Emin olmalısınız ki, Çanakkale Muharebelerini kazandıran bu yüksek ruhtur.

M. Kemal ATATÜRK

Kategori: Genel Yorum yok
16Mar/100

Hoşgeldin Ceylan Bebek

Ceylan Bebek, hayata Hoşgeldin... Mutlulukla, sağlıkla ve sevgiyle büyü!  Sevgili, Aşkın (Yeşim) ve Fikret Demirel, tebrikler, Güler yüzünüz ve cana yakınlığınız için de, teşekkür ederim. Sn. Dr. Tahibe Derici, Özel İncirli Ethica Hastanesi Bebek katı ve tüm ameliyathane çalışanları, yardımlarınız için teşekkür ederim.

Ceylan Bebek Balık Burcu, Yükselen Burcu Yengeç.