Punk Rock, Dotmarsta

Simon Stephens’ın çarpıcı oyunu, Punk Rock, 22 Nisan’da Dot'da başlıyor.
Punk Rock, gençlerin hayatlarındaki boşluğu, aile, kariyer ve kendi aralarındaki hiyerarşik durumu kavramlarıyla; yaşadıkları sıkıntıları anlatan, çarpıcı bir oyun. İngiltere’de, zengin çocuklarının gittiği bir özel okulda geçen hikâye, bu kez gençlerin şiddet dolu dünyasına giriyor. Ve dünyamızın şiddeti nasıl normalleştirdiğini ve gençlerin bu normalleştirme içinde, şiddetle yaşadığı ilişkiyi, konu alıyor. Hepimizin temel güdülerinde varlığını koruyan şiddet, korku ve öfke okulda patlak vererek, onların hayatında bir çatışmaya dönüşüyor.
PUNK ROCK
Yazan : Simon Stephens
Yöneten : Rıza Kocaoğlu
Çeviren: Pınar Töre
Oyuncular: Hakan Kurtaş, Tuğçe Altuğ, Gonca Vuslateri,
Kaan Turgut, Emre Yetim, Gözde Kocaoğlu, Mehmetcan Mincinozlu
Gitar: Uygur Yiğit
Basgitar: Murat Yılmaz
Davul: Mehmetcan Mincinoğlu
ilk gösterim: 22 Nisan 2010, Perşembe / 21:00
Fotoğraflar, Rıza Kocaoğlu yönetmenliğinde çekilmiştir.
SIMON STEPHENS
British Council'in proje ortaklığıyla, İngiliz oyun yazarları Dot'ta konuşuyor panelinin dördüncüsü, dotMARSta, Maçka-Gmall'da, gerçekleştirildi. Klasik ingiliz aksanı ile, çok renkli bir sohbet gerçekleştiren Simon Stephens, izleyicilerden gelen soruları da, yanıtladı. Pınar Töre'nin yönettiği panel sırasında, rahat tavırlarıyla, tüm izleyenlerin kalbini fetheden yazar, yazdığı oyunları hakkında, çarpıcı bilgiler ve anektotlar aktardı.
Simon Stephens, İngiltere'nin en dikkat çeken, oyun yazarlarından biridir. 1971 yılında Stockport, Cheshire'da doğan oyun yazarı, University of York mezunudur. ilk oyunu olan Bluebird'ü, 1998 yılında yazmıştır. Acımasız bir yazı üslubuna sahip olsa da, oyunlarındaki iyimser, gerçekçi atmosfer, Simon Stephens'ı, diğer in-yer-face akımı yazarlarından ayırır. 2005 yılından beri, Londra'da Royal Court Tiyatrosu'nda edebi birimde çalışmaktadır. Aynı zamanda, tiyatronun Genç Yazarlar Birliği programının liderliğini yürütmektedir. Yazar'ın ilk dönem oyunları karmaşık ve duygusal insan ilişkileri üzerineydi. Son dönem eserlerinde ise, ciddi bir politik boyut yer almaktadır.
http://tr.wikipedia.org/wiki/Simon_Stephens
http://www.tiyatrom.com/2010_ustun_akmen_05.htm
http://arsiv.ntvmsnbc.com/news/342731.asp
Özel daveti ve konuk severliği ile, Sn.Özlem Daltaban'a ve Sn.Murat Daltaban'a teşekkürlerimle...
Fotoğrafların devamını, DOT'un ilgili sayfalarından takip edebilirsiniz.


LÖSEV ile yeni yıla merhaba
Bu sabah, yorgunluğumu hiç'e sayarak, koşa koşa Harbiye Hilton'a gittim. Uykusuzluğun dibine vurmuşken, LÖSEV'in yeni yıl coşkusunu es geçmek olmazdı. Elbette, uyuyabileceğim bir başka sabah mutlaka var.
Çocukların mululuğunu paylaşmak, bambaşka bir his....
Gerçi, zaman zaman duygularıma ve göz yaşlarıma engel olamasam da, onlarla hopladım-zıpladım. Bu en anlamlı gün de, en özel fotoğraflarla onlarla birlikteydim. LÖSEV'in gönüllüsü olmak sorumluluk gerektiriyor. Eğlencenin yapılacağı salona geldiğimde, LÖSEV yetkilileri ile çekim kordinasyonu oluşturdum. Gönüllüleri eşliğinde gelen çocuklar, toplu fotoğraf çekimi sonrası, eğlenceye doğru koştular....
Eğlence, Nurgül hanım'ın önderliğinde, ısınma turları ile başladı. "Karagöz ve Hacivat" gölge oyunu ile devam etti. Günümüze uyarlanmış, bu harika gösteri, izlemeye değerdi. Gölge oyunu sırasında, kuklaların fotoğraflarını, çekmeyi çok arzulasam da, önceliğim LÖSEV çocuklarıydı. Öğle yemeğinde, Hilton'un eşsiz menüsü ile topluca yemek yenildi. Yemek sonrası, çocuklara gönüllü olarak ingilizce eğitimi veren kurum, ingiliz öğretmenlerinden oluşan bir orkestra eşliğinde, şarkılar söyledi. Her gönüllü, yaklaşık 9-10 çocuk ile ilgilendi. Ihtiyaçlarını karşılamaya, çaba gösterdi.


(Gönüllülerimiz çocuklar için eğlenceli örnek çalışmalar hazırladı/02-03)
Coşkulu kalabalığın içinden çok renkli fotograflar oluştu. (Kurallar geregi, sadece bir kaçını yayınlayabiliyorum.)
Eğlence bitiminde, tüm cocuklar geldikleri gibi, gruplar halinde ve gönüllüleri eşliğinde, hediyelerini alarak otobüslerine koştular....
LÖSEV ile bir kere gönül bağı kurduk, bu bağ hiç bir zaman çözülmeyecek... yeter ki, çocuklarımız mutlu olsun...
Not: Istanbul Koordinatörü Zuhal Hanım, Halkla İlişkiler Uzmanı Füsun Hanım, Nurgül Hanım, Büşra hanım, Fotoğrafçı Mustafa Üçbaş ve şu anda aklıma isimleri gelmeyen, tüm yetkililere/gönüllülere teşekkürlerimle...
enstanteneler I
iyi hafta sonları dileklerimle......
Aya Sofya / Kasım 2009 by tuba ünsal photography
III. Istanbul Tango Ritual
III. Istanbul Tango Ritual'i Suada'da, 05-09 Kasım 2008 tarihleri arasında, gerceklestirildi
Her ne kadar, tango bugün ışıltılı dans salonlarında yapılsa da, Buenos Aires'in kenar mahallelerinde, ortaya çıkmıştır. Tangonun dramatik duygusu, dans sırasında cok zengin doğaçlama fırsatları yaratması, dansın özünde aşk ve melankoli tutkusunun yatmasından ileri, gelmektedir. Tango ile, insan kendi vurgusunu, kendi sesini, kendi ritmini yansıtırken, karşısındakine ait olanı dinleme şansını da, buluyor… Kendiliğinden ve yapanın yarattığı, bir dans…Ve çoğu kez, hayatın metaforik bir, ifadesi… Çok doğal, bazen gerçekliğe bir karşı çıkış, veya kendini yeniden gerçekleştirme biçimi..
Son iki haftadır, evden burnumu bile çıkarsam, nezlemin tekrarladığı günler geçiriyorum.


